Yayın Politikası

(Use the 'LANGUAGE' tab to read in English)

Dergi Hakkında

      SineFilozofi dergisi yılda iki kez yayınlanan, uluslararası, hakemli, yaygın, süreli bir elektronik dergidir. Sinema ve felsefe alanları arasında disiplinlerarası bir yapıya sahip olan dergi, alanında uluslararası akademik tartışmalara zemin sağlamayı amaçlamaktadır. SineFilozofi açık erişim sağlama politikasını benimsemiştir, kâr amacı taşımamaktadır ve dergi içeriğine erişim ücretsizdir. Dergi makale işlem ücreti veya başvuru ücreti almamaktadır.

       SineFilozofi gönüllülük esasına dayalı olarak işlemektedir. Dergi içeriğinde yayınlanan makaleler, kitap ve film incelemeleri ile söyleşi/röportaj/mülakatlar için telif ücreti ödenmemektedir. Dergi içeriğinin orijinal olmasını sağlamak için, dergiye gönderilen yazılar, başka bir yerde yayınlanmamış ya da yayınlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır. SineFilozofi makalelerin yayın haklarını saklı tutmamaktadır. Tüm yayın hakları yazarlara aittir. Dergide yayınlanan eserler kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 


Derginin Yayın İlkeleri

  1. Dergi farklı bölümleri aracılığıyla sinema ve felsefe alanlarını buluşturmayı amaçlar.
  2. Sinema ve felsefe alanlarının ikisine de eşit mesafede yaklaşır. Her iki alanın karşılaşması ve kesişmesi sonucu sinema felsefesi üzerine yeni tartışma, düşünme, soru sorma ve üretme biçimleri yaratmayı hedefler.
  3. Konu sınırlaması yoktur. Sinema, felsefe alanlarına ait özellikle sinema felsefesine odaklanan çalışmalara (yazılara) yer verilecektir.
  4. Çalışmaların yayımlanma sürecinde makalelerde akademik nitelikler, düşünce yazılarında ise entelektüel bir bakış açışı dikkate alınacaktır.
  5. Yazılar özgün olmalıdır.
  6. Yayın kurulu kararı ve yazarın onayı ile içerikler üzerinde her türlü değişiklik yapılabilir.
  7. Dergi sinema ve felsefe alanlarında yazanlar için yeni bir dil kurma, tartışma fırsatı sunar. Bu yeni dil arayışında örneklere yer verir.
  8. Dergi, felsefenin düşünsel ve kavramsal mirasından hareketle filmlerle çıktığı yolculuğunu gündelik yaşamın içinde sürdürmeyi ve üretmeyi hedefler. Bu çerçevede eleştirel ve yorumsayıcı bir bakışa sahiptir.   
  9. İçeriklerin üretiminde teorik ve pratik etkileşim, paylaşım esastır.
  10. SineFilozofi Dergisi akademik bir yapıyı korumakla beraber içeriğinde makalelerin yanı sıra filmler ve/veya sinema felsefesi ile ilgili görüş yazılarına, kitap kritiklerine, söyleşilere ve düşünce yazılarına yer vermektedir.

 

Bölüm Politikaları

Kitap İncelemesi

Seçilmiş Açık Başvurular Seçilmiş Dizinlenmiş Seçilmemiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş

Makale

Seçilmiş Açık Başvurular Seçilmiş Dizinlenmiş Seçilmiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş

Kapak-Künye-İçindekiler

Seçilmemiş Açık Başvurular Seçilmemiş Dizinlenmiş Seçilmemiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş

Editöryel

Seçilmemiş Açık Başvurular Seçilmiş Dizinlenmiş Seçilmemiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş

Değini

Seçilmiş Açık Başvurular Seçilmiş Dizinlenmiş Seçilmemiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş

Manifesto

Seçilmemiş Açık Başvurular Seçilmemiş Dizinlenmiş Seçilmemiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş

Söyleşi

Seçilmemiş Açık Başvurular Seçilmiş Dizinlenmiş Seçilmemiş Hakam Değerlendirmesinden Geçmiş
 

Değerlendirme Süreci

SineFilozofi değerlendirme süreçlerinde Çift-kör Hakemlik (Double-blind peer review) sistemini benimsemiştir. Süreç boyunca yazarların kimlikleri hakemler tarafından bilinmemektedir. Aynı şekilde yazarlar da makalelerini değerlendiren hakemlerin kimliklerini öğrenemezler. Bu nedenle yayınlanmak üzere dergiye gönderilen makalelerin word dökümanlarında yazarın ismi, kurumu ve iletişim bilgileri yer almamalıdır. Bu bilgiler makale gönderimi sırasında internet sayfasında ilgili bölümlere yazılmalıdır. 

Yazarlar tarafından gönderilen makaleler üç süreçten geçmektedirler: Ön değerlendirme, değerlendirme ve düzenleme.

Ön Değerlendirme

Ön değerlendirme aşamasında yazılar editör ekibi tarafından okunarak dergimizin yayın ilkeleriyle uyum olup olmadığı denetlenir. Ayrıca yazım ve imla hataları da bu aşamada ekibimiz tarafından denetlenir. Dergimize gönderilen tüm içerik ön değerlendirme sırasında Turnitin intihal tespit yazılımı aracılığıyla denetlenir. %15 benzerlik oranını aşan yazılar yayına kabul edilmez. Herhangi bir sebepten makale ediörümüz tarafından dergimiz için uygun görülmezse bu aşamada reddedilir ve yazara bilgi verilir. 

Değerlendirme

Ön değerlendirme aşamasını geçen yazılar iki farklı hakeme gönderilirler. Hakem seçimi yazının içeriği ve hakemin çalışma alanının bu içerikle uyumlu olması gözetilerek seçilir. Hakemlerden gelen değerlendirme raporları yazara gönderilir. Eğer hakem talep etmişse, yazar tarafından düzenlenen yazı tekrar aynı hakeme gönderilerek değerlendirilir. İki hakemden olumlu değerlendirme alan yazılar yayına kabul edilir ve düzenleme aşamasına geçirilir. Hakemlerden bir kabul ve bir red kararı gelmesi durumunda yazı üçüncü bir hakeme gönderilir ve onun kararı doğrultusunda makalenin kabul veya red kararı verilir.

Düzenleme

Yayına kabul edilen yazıların sayfa düzenlemesi ve son okuma işlemi bu aşamada gerçekleştirirlir. Yayına hazırlanan yazılar son defa yazarlarına gönderilerek onay alınır.

Açık Erişim Politikası

Sinefilozofi açık erişimli bir dergi olup, tüm içeriğin kullanıcı tarafından veya kullanıcının kurumu tarafından ücretsiz olarak serbestçe erişilebileceği anlamına gelir. Ayrıca dergi makale işlem ücreti veya başvuru ücreti almamaktadır. Yayıncı veya yazarın önceden izni olmadan kullanıcılar, makalelerin tam metinlerini okumak, indirmek, kopyalamak, dağıtmak, yazdırmak, araştırmak veya bağlantı kurmak veya diğer yasal amaçlarla kullanmaları içni izin verilir. Bu, BOAI açık erişim tanımı ile uyumludur.

 

Arşivleme

Bu dergi, katılan kütüphanelerin koruma ve restorasyon amaçlı dağıtık kalıcı arşivler yaratmasına izin vermek için LOCKSS sistemi kullanmaktadır. LOCKSS sistemi konusunda daha fazla bilgi almak isterseniz.

 

SineFilozofi Manifestosu

 

1. Günümüzde Türkiye'de sinema çalışmalarında egemen iki yönelim gözlenmektedir: Sinema ya sinema kuramlarına ya da tekniğe, biçime indirgenmektedir. Bu bariz görünüm, gruplaşmalara da yansımaktadır. Oysa sinema, kuram ve tekniğin detayları altında eritilemeyecek, herhangi bir kliğe, gruba massedilemeyecek kadar çok büyük bir potansiyele sahiptir: "Düşünce."

2. Düşüncenin kaynakları çeşitlidir: Sanat, felsefe, bilim. Felsefe, sanat ve bilim öz bakımından aynıdır, ancak biçim bakımından farklıdır. Deleuze'un da vurguladığı gibi sanat düşünceyle duyumla, duyguyla; felsefe kavramlarla; bilim ise fonksiyonlarla hedeflerine ulaşmaya çalışır. Her üçü de düşüncenin üç farklı dışavurumudur. 


3. SineFilozofi, "kavram" ve "duyum" arasındaki ilişkinin, kaosa biçim vermede en önemli yanıt olduğu noktasında Deleuze'a katılmaktadır. Kavramlarla çalışan felsefe ile duyumla çalışan sinema, etkileşime girerek sadece düşünceyi farklı tarzlarda tezahür etmekle kalmaz, aynı zamanda yeni ve yaratıcı düşünceleri inşa edebilir. Sinema, sanatlar içinde imajları hareketlendirmesi itibariyle düşüncenin duygusal ve duyumsal boyutunun dile getirilmesine ve oluşumuna merkezi katkı sağlamaktadır. Düşüncenin duygusal boyutunun Heidegger'in deyimiyle "gizlenmiş olmaktan çıkması" ve "kendini ortaya koymasında" sinema günümüz dünyasının en önemli sanatları arasındadır.


4. Sinema, bu anlamıyla sadece hoşça vakit geçirilecek sanat değildir. Elbette bunu söylemek, sinemanın keyif verici yönünü inkar etmek anlamına gelmez. Ancak sinema aynı zamanda felsefeyle birlikte düşünceye dair zihinsel bir yaratım olarak kabul edilmelidir. Felsefe, kavramlarla dünyayı, yaşamı, insan ilişkilerini ve kaosu anlamaya, anlamlandırmaya çalışır. Belki de Deleuze'un "yersiz yurtlaştırmaya" dair analizini sinema ve felsefeye şöyle de uyarlayabiliriz: "Sinema düşünceyi yersiz-yurtsuzlaştırmaya", felsefe ise onu "yeniden yerlileştirme-yurtlulaştırmaya" çalışır.


5. Gelgelelelim”yersiz-yurtsuzlaşma”/”yerlileştirme-yurtlulaştırma” ilişkisi, Nietzche'nin Tragedya'nın Doğuşu'nda dile getirdiği, poetik bir dansa benzemektedir. Birbirini dışlamayan, birbirine ihtiyacı olan, bazen gerilimli, çelişkili ama Apollonik, ama Diyonizak bir dans. Kavramsal olan Apollon'un/felsefenin, zaman zaman taşan, coşan Diyonsosu/sinemayı biçimlendirdiği, sonra geriye çekildiği ve Diyonsos'tan etkilenerek yeni bir kavrama ulaştığı bu poetik dansta, ne felsefe sinemaya ne de sinema felsefeye üstündür.


6. SineFilozofi, filmle birlikte felsefi yoluculuk yapmayı deneyen, dilini, bakış açısını bu zeminde üreten bir dergidir. Filmle birlikte yolculuk, onunla yanyana olduğumuzu hissetmek, duyguyu ve kavramı birlikte yanyana farklı tarzlarda yaşamaktır.


7. SineFilozofi, her filmin bir "derdi" olduğunu ve o "derdi" sadece kuru bilimsel cümleler, mekanik analizler, film kuramları ve biçimci yazılarla çıkaramayacağımızı, görünür hale getiremeyeceğimizi savunmaktadır. 


8. Biçimle içeriği bir bütün olarak görebilmek, farklı filmler için yaratıcı ve yeni sözcükler bulmamıza bağlıdır. Godard, kendi filminin çok kişi tarafından seyredilmemesiyle ilgili olarak şunu söyler: "Seyredilecek olsalar, yüzde seksen oranında kendilerini filme verebilirler. Oysa gidip Titanik'i seyrederseniz kişiliğinizin ancak yüzde onunu verirsiniz. İyi filmlerin daha az seyircisi vardır, ama izleyeninden çok şey alırlar." SineFilozofi, izleyeninden hem çok hem de az şey alan filmleri anlamaya, hissetmeye ve açıklamaya çalışmaktadır. SineFilozofi, bu bağlamda ustaların, kalfaların ve çırakların bir arada olduğu konseptini benimseyerek, birbirinden farklı filmleri farklı poetik dillerle izlemeyi denemektedir. Böylece Yıldız Savaşları gibi kitle sineması örneklerindeki derdi bulma çabasına ek olarak, Godard gibi entelektüel yönetmenlerin filmlerindeki derdi, duyguyu görünür hale getirmeyi amaçlayan dilin peşinden gitmektedir. 


9. SineFilozofi, sinemanın basitçe dünyayı taklit etmediğini, bilakis ona müdahale ettiğini ve onu inşa ettiğini savunmaktadır. Temel sorusu, filmlerin "bizlere neler yaptığı, nasıl yaptığıdır". Felsefenin kavramlarından ve sinemanın imajlarından yararlanılarak yanıtın izleri takip edilecektir. 


10. Sinema, sadece düşünülebileni değil, düşünülemeyeni de gösterme potansiyeline sahiptir. Ancak SineFilozofi, Wittengstein'in "dil ile ifade edilemeyen yerde susulmalıdır" anlayışının bir adım ötesine geçileceğine inanmakta, filozofik kavramlar ile filmdeki imajlar arasındaki sürtüşmeyle "susulmamalıdır" anlayışını benimsemektedir. Sinema göstererek, felsefe ise sürekli yeni kavramların, yaratıcı ve üretici olanın peşinden giderek yapar bunu. İkisinin bileşimi, yepyeni bir filozofi oluşturur: SineFilozofi.
SineFilozofi, Türkiye'de sinemayı ve felsefeyi kendisine dert edinmiş dağınık haldeki güçleri bir araya getirmeyi önermektedir. Dergi etrafında kenetlenen, bağımsız, özerk bu sinerji, her türlü gruplaşmaların ve kilikleşmelerin ötesinde sadece düşüncenin peşinden gidecektir. SineFilozofik topluluk, bu şiari benimseyen, ya da tam benimsemese bile en azından onun üzerinde düşünen herkese açıktır. Topluluk, entelektüel ve sanatsal düzlemde, sinefilozofik çeviriler, derlemeler, toplantılar yapmayı önermektedir. 


Düşünce, filozofik ve sanatsal görünümlere sahiptir.
AMAÇ DÜŞÜNCE İSE GÜÇLERİ BİRLEŞTİRMEK GEREKİR.